23 Ocak 2008 Çarşamba

İSKANDİNAV EŞŞEKLİĞİ

Şu İskandinavya toplumlarını yakından tanıma imkanı olsa ve kamuoyunda bu toplumların nasıl ve ne kadar yoz olduklarını herkes bilse, elbette bu kadar hınç duyulmazdı.

İslam Peygamberi’ni tahkir edici karikatürler yaparak, doğacak reaksiyondan dünyada var olduklarını hatırlatıcı bir şekilde bu karikatürleri yayınlayıp, nefret ve tepkiyi ölçmek gibi garip sapıklıkları her zaman olmuştur.

Aslında onların tam bir ruhsuzluk haleti içinde olduklarını görüyorsunuz.

Kendilerini savunurken hiç haya duymaksızın, “Biz İsa’nın resim ve karikatürlerini de yayınladık” demeleri yok mu insanın tepesini attırıyor.

Sanki iyi bir halt etmişler.

Kendi Peygamberine saygı göstermeyen bu sapıklardan İslam peygamberi Hazret-i Muhammed’e saygılı davranmaları beklenebilir mi?

Böyle vahşiliklerden zevk alan buz gibi toplumlardır İskandinavlar..

Vahşiliklerini daha da iyi anlatacak hallerini vardır. İnsanlıkla alakaları olmayan bu mahlukların her an bir eşeklik yapabileceğini kestirmeniz gerekecek.

Danimarka’da bu İskandinav eşekliğinin yüzlerce örneği vardır,ama sadece bir tanesini anlatmak yeterli olabilir..

Gidin Kopenhag’a bir apartmanda kaç aile oturuyorsa hepsi haftanın belli bir gününde oturdukları apartmanın saunasına girer.

Saunayı bilirsiniz,çok sıcak bir kabindir.Burada göreceğiniz manzara ayniyle şöyle olacaktır:
Genç-yaşlı-kadın-erkek,onlarca kişi çırılçıplak saunada yatmışlardır.Gizli gizli birbirlerinin apış arasını dikizlerler.

Sonra da erkek erkeğe nikaha koşarlar tabii!

Düşünebiliyor musunuz,çırılçıplak kadınlar,genç kızlar ve henüz ergenlik çağına girmiş kız ya da oğlanlar.. Hepsi birbirine bakıyor. Çırılçıplak bu insanlar için haya edilecek bir durum yoktur.
Herkes hayatından memnundur.

Nasıl olmasınlar ki?

Güya bunlar insan ve medenidir!..

Kendilerini fasulye gibi nimetten sayarlar.

Tabii ki, sauna partileri böyle devam edip dururken, kimse bunlara yaptıkları işin doğru olmadığını anlatma cesareti bile gösteremez.

Yine pek tabii ki, sauna dışında bu apartman ahalisi yemedik herze bırakmaz. Koca apartman’da kimin eli kimin cebindedir bilinmez.

Küllükte kuduruşan eşekler nasıl haya ve namus duygusundan bihaber tepişiyorlarsa, İskandinav toplumları da öyledir.

İşte Danimarka böyle bir ülkedir.

Nüfusu şimdi ne kadar pek bilmem ama bizim bir vilayetimiz büyüklüğündedir.
Dedik ya kendisini fasulye gibi nimetten sayıyor.

Şimdi düşünün böyle bir hayasızlar toplumundan insanlık adına ne ölçüde saygı beklenebilir?
Bir de demokrasiden,insan haklarından,iyilikten,basına sansür uygulanamayacağından dem vururlar.

Sanki onlara sansür uygulayın diyen biri var.

Hoyratlığın,eşekliğin kılıfını uydurabilmek için her şeyi yaptılar.

Yaptılar da ne oldu?

Başları göğe mi erdi?
Rüsva-yı alem oldular.

Ama dünya gündemini de pis şöhretleriyle doldurdular.

Bu tür kendini duyurmak çok hoşlarına gidiyorsa,aslında Rasmussen’in kadın kıyafeti giyip Türkiye’nin sokaklarında dolaşması daha uygun olurdu.

Çünkü haddini bilmez bu adama bir süre önce Başbakan Tayip Erdoğan’ın ne şekilde haddini bildirdiğini gördük.

Son karikatür olayını Rasmussen’in maddi ve manevi yönden ne derece pis olduğuna bağlamak da mümkündür.

Aslında O, Erdoğan’ın çalımına karşı debelenip duruyor.

Bundan sonra herhalde ülkesini ziyaret edeceği bir Müslüman arayacak; ama bulamayacak.
Yapılanları İskandinav kabalığına bağlayınız.

Hatta eşekliklerine..



8 Şubat 2006-Afyonkarahisar

Hiç yorum yok: