23 Ocak 2008 Çarşamba

İNSANLIK BU MU ?


Zaman zaman düşünmeden edemiyoruz.

Acaba günümüz insanları etrafında olup bitenlere daha ne kadar seyirci kalacaklar diye.

Herkeste bir bencillik, herkeste bir neme lazımcılık, herkeste bir umursamazlık..
Hatta herkeste bir ayrı hesap..

Bir avuçluk kıytırık Danimarka’da bile güç yetirilmez bir tafra.

Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden,güzeli çirkinden,hayırlıyı hayırsızdan,faydalıyı zararlıdan,acıyı tatlıdan ayırt edemiyorlar bir türlü..

Hal böyle olunca da bu olumsuz sıfatları taşıyanlar hakkında insanın değişik şeyler düşünmesi de kaçınılmaz oluyor.

Oysa insanın yaratılışındaki mükemmeliyeti gördüğümüz çarpıklıklarla izah etmek imkansızdır.
Çünkü insan ile diğer canlılar arasındaki en önemli farkı akıl nimetine sahip olmasıyla izah edebiliriz.

İnsan aklı sayesinde doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, hayırlıyı hayırsızdan, faydalıyı zararlıdan, acıyı tatlıdan ayırt edebilir.

Peki bunu yapamayan varlığa “Sen insan mısın” diye sormazlar mı?

Ülkemizde olup bitenleri biraz bu açıdan değerlendirmek ve çok sade bir tespit ve değerlendirme kıstası olan bu yalın hakikatten çıkarılacak dersi birilerine sopa atarak öğretmek lazım.
Bunun başka çıkar yolu yok.

Aksi halde eline ateşi alan sokağa çıkacak,önüne gelen ne varsa yakacak ve biz de Kopenhag ya da Brüksel radyolarından “insan hakları” masalı dinleyerek mışıl mışıl uyuyacağız.
Başımız ağrıyacak, hep şifa olur diye demokrasi hapları yutacağız ve afyon yutmuş gibi ortalıklarda çaresiz dolaşacağız..

Halbuki insan muamelesi insana yapılır.

İnsan sandığımız mahluklara layık oldukları şekilde davranmayı beceremediğimiz takdirde başımıza gelmeyecek bela yoktur.
Fazlaca yoruma hacet de yoktur.

Türkiye’yi bölmek ve parçalamak isteyenlere, niyetlerinin serbesti arenası olarak gördükleri yurt köşelerinde bu memleketin sadık vatandaşları şimdilik layık oldukları cevabı vakur duruşu ile vermektedir.

Halkımız çaresiz değildir, ama sabırlıdır.

Unutulmamalıdır ki, sabır da insanlara mahsus en önemli vasıftır.

Doğu ve Güneydoğu’da vatansever halkımıza bir avuç beyni yıkanmış zorbanın ettiği zulmü, sadece Yunanlılar ülkemizi işgal ettiklerinde yapmışlardı.

Evlerimizi,işyerlerimizi yakmış-yıkmışlardı.

Ama insanlıkla asla alakası olmayanlar, Türkiye’de olup bitenleri; arenada gladyatör seyreden çılgın gavurlar gibi, ya da Roma’yı ateşe verip elinde şarap kadehi büyük bir zevkle seyreden Neron gibi bitenleri seyrediyor ve zevk alıyorlar.

Bölücü uşakları ise zannediyor ki, Türk Milletine rağmen bu meş’um ve çirkin emellerine onların el altından verdiği destekle muvaffak olabilecekler!

İşte insan olmadıkları bu aptallıklarından,bu enayiliklerinden bellidir.

Ne bölücü eşkıya ne de onların destekleyicileri,bu olaylarla sadece insan olmadıklarını göstermişlerdir.

Evet bunlar insan değildir.
Bunlar olsa olsa Hayvan-ı natıktır!
Yani konuşan hayvandır..



15.Nisan.2006

Hiç yorum yok: