
Şimdi herkes sana ağıt yakıyor.
Şimdi herkes senin için yas tutuyor.
Şimdi herkes üzülüyor.
Ama sanmıyorum ki hiç kimse sana benim kadar üzülsün.
Çünkü sen ve ben bu davanın yeni ufuklara doğru yelken açtığı günlerin bugüne kalmış iki garibi idik.
Sen bir derneği partileştirdin.
Bir ulu davanın her yönüyle örnek lideri oldun.
Görüyorum ki beklenmeyen bir zamanda şehadetini duyan herkes, senin kıymetini bir milletin en üst değerleriyle eş tutmada tereddüt etmedi.
Şimdi görüyorum ki bu yalan dünyaya yeterince kıymet veren sen ve aynı anlayış, aynı ahlak, aynı şeciye ve seviyede ben ve benim gibi binlerce kardeşin şimdi seni aklından çıkaramıyor ve gece gündüz ağlayıp dua ediyor.
“Sonsuzluğun Sahibi” ne gitmeyi bu kadar arzu ettiğini kısa zaman önce öğrenmiştim. Ama gerçekten bu kadar arzu ettiğini asla düşünememiştim.
Görüyorsun değil mi bu “Gardaş”ının ne kadar zavallı olduğunu?
Nereden bilebilirdim ki, senin beton hücrede, zulüm tabutluğunda yazdığın o şiir, kabul olmuş müstecab bir duandır!
İnşallah senin her duan Hak katında böyle kabul görmüştür.
Bütün milletimizi eleme gark eden üfulün,senin bir dava adamı olarak ne kadar kıymetli olduğunu herkes, her kesim ve her fikir ve düşünceden insan tarafından kabul edilmesine vesile oldu.
Onun için şimdi herkes sana ağlıyor.
Şimdi bu hali müşahade eden senin o yüksek ruh gözünün ebedi bir saadet içinde ebedi hayata nazar ettiği ve geride kalan milyonlarca duacın için Yüce Yaratan’dan hayır ve rıza dilediğin muhakkaktır. Bunu hiç kimse bilmese ben bilirim sevgili kardeşim.
Çünkü sen ayağında bir tarafından sürekli su alan ayakkabına bakmaksızın, bir ulu davanın bayraktarlığını da buz gibi kar suları ayak ucundan ciğerine kadar üşüttüğü bir yiğit delikanlı olarak elde tutmuştun.
Türk- İslam ülküsü uğruna yapmadığın fedakarlık kalmamıştı.
Bu davanın ve bu yüksek ülkünün Allah Rızası için önderliğine soyunmuş ilkeli ve yüce ruh asaletine sahip eşsiz Lideri sen idin.
Bu asil dava uğruna sana işkence yapanlara bile kötü gözle bakmaz, kötü söz söylemezdin.
Bunu hangi nefis sahibi yapabilirdi ki?
İşte sen böyle bir insandın sevgili Muhsin.
Seni böyle bilmeliydi herkes.
Netekim böyle biliyor şimdi.
O sebeple; seni bugün Tacettin Dergahına emanet eden yüz binlerce duacın ve milyonlarca dava arkadaşın değil, siyaseten seni onaylamayan ve senden ayrı düşünen nice insanımız şimdi aynı duygu ve düşünceler içinde hazin ama tam da senin istediğin gibi Büyük Birlik ruhuyla ardından dua ediyor.
Büyük Birliği gerçek iktidarına taşımayı acı kaybınla gerçekleştirdin.
Vefatıyla İktidarını ebedileştiren başka insan bilmiyorum.
O sadece sana nasip oldu benim sevgili Gardaşım.
Elveda sevgili Muhsin.
Elveda Yiğit Alp Eren,
Firakına kimseye olmayacak kadar tahammülsüzlük duyacağım.
Seni hiç unutmayacak ve son nefesime kadar dualarımda seni anacak ve tabii ağlayacağım.
Hüseyin TANRIKULU
huseyintanrikulu@yahoo.com

