3 Ekim 2008 Cuma

CEMİL BİLGİÇ VE CEM ERTÜRK’ÜN ARDINDAN

Refikam dün akşam “ Hüseyin bey sizi çok üzeceğini biliyorum ama söylemek mecburiyetindeyim. Cemil Bilgiç Ağabey ile Cemalettin Cem Ertürk vefat etmiş. Başımız sağolsun” dedi.

Donup kaldım.Cemil Ağabey güzel yüzlü gülücükleri ile karşıma dikiliverdi.

Hayal haznemden eşkalini silip bir kenara koyabilmem ne mümkün!..
Mübarek el’an yüzüme gülüp duruyor. Ben O’nu hep bu mülayim güler yüzlü haliyle hatırlardım. Bundan böyle de o güzel haliyle hatırlayacağım.

İnşallah hep hatırlayıp rahmet ve dualarla anacağım. Çünkü Cemil Bilgiç ağabey duaların en güzelini hak etmiş bir “Ağabey” idi.

Cemil Ağabey ince ruhlu, sanatkar mizaçlı, ipek yüreğiyle müştereken ve birlikte kölesi olmaktan şeref duyduğumuz Ulu kapının gerçek sadakat ve ihlas sahibi yiğitlerinden sadece birisi idi.Ama en çok sevilenlerden birisi olduğunu yüreğime damlayan acı ve hüzün kanından anlıyorum.

O’nun üfulüne çok üzüldüm,çok üzüldüm,çok üzüldüm.

Ama doğrusu O’nun böylece benden önce Sevgilimize kavuşacağını da düşünüp hem gıpta ettim ve doğrusu biraz da kıskanır gibi bir hisse kapıldım.

O’na selamımızı götürecek,ebedi aleme giden yolun önemli durağı olan yeni dünyasındaki Sevgilimize ve O Mübareklerin sevdiklerine bizlerin dualarını yanında götürdüğüne inanarak biraz ferahladık.

Üzüntüler var,hüzünler var,meyus olmak mümkün,hatta bedbin düşmek bile muhtemel oluyor. Ama her faninin aynı sona ulaşacağı, aynı tadı tadacağı kaçınılmaz bir durum. Bugün O’na yarın bize,hepimizedir.
Takdir-i İlahi bu.
Cemil Bilgiç Ağabey’e gıpta duyarak sağ kaldıkça üzülecek,ama hep dualarımızda adını zikredeceğiz.
Mevlamız Celle ve Ala Hazretleri rahmet ve mağfireti ile muamele etsin,amin…

Tabii ki Cemalettin Cem Ertürk’ün vefatına da derin bir şok ve üzüntü ile muttali olduk.
Cemalettin Cem Ertürk de yıllarca Türkiye Gazetesinde ve TGRT ile diğer İhlas kuruluşlarında birlikte çalıştığımız çok kıymetli bir arkadaşımızdı.
O da sanatkar ruhlu bir insandı. Çizgi romanları filmlere konu olmuş değerli bir gazeteciydi.
Acı dolu yüreğimden hafızama yansıyan nice hatıralar var.
Yeri gelmişken sadece birisini arz etmek isterim.
Türkiye Gazetesi’nin henüz büyümeye başladığı yıllardayız. Bir gün Gazetemizin Sahibi Muhterem Enver Ören Ağabeyimiz Cemalettin Cem’i işe almışlar ve eski mekanımız olan Cağaloğlu’ndaki Güle Güle Apartmanında Pikaj-Montaj servisinde teknik personel ile gazetenin sayfa planlarını değiştirmek üzere toplantı yapıyorlar.

Bendeniz ise Cemil Bilgiç Ağabey’in yönettiği bu servisteki toplantıya giriverdim.

Enver Ağabey, “ Hah,Allah’ın kulu gel bakalım, yeni sayfa planlarımızı nasıl buluyorsun?” diye sordular.
Baktım ki, Türkiye Gazetesi’nin en önemli sayfaları olan Orta sayfanın kaldırılması öngörülmüş.
Buna şiddetle karşı olduğumu, Türkiye Gazetesi’nin en önemli özelliğinin bu orta sayfalar olduğunu söyledim ve bu sayfaların kaldırılmamasını, olduğu gibi devam etmesini tavsiye ettim.
Enver Ağabeyimiz, “ Beyler orta sayfalar aynen kalacak. Toplantı bitmiştir.” Buyurdular ve o gün bu gündür, orta sayfalar aynen hatta daha güzel olarak yayımlanmaktadır.

Zaman içinde Cemalettin Cem Ertürk’ün bizim bu hatıramızı her fırsatta başkalarına anlattığına şahit olmuşumdur.

Daha bir ay kadar önce kendisiyle İstanbul’da gazetemizi ziyarete gittiğimizde görüşmüş ve kucaklaşmıştık.

Bembeyaz saçları ile nurlu siması beni cezp etmişti. Gazetede mi çalışıyorsunuz diye sordum. Cevabı gülüşerek şöyle olmuştu:
“ Arkadaşım ben yazılı basından görüntülü medyaya terfi etmiş biriyim. Televizyonculukla iştigal ediyorum.”
O’nun hayali de yaşlı gözlerimin buğusuna rağmen pırıl pırıl karşımda duruyor.
O da Sevgili’nin yanında olmak üzere bizi terk edip gidivermiş.
Allah-Teala kabirlerini cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin.

Bizleri bu dünyada sevdiklerimizin sancağı altında bir araya gelen talihli kullardan eylesin. Amin.

Cemil Ağabey’in ve Cem Ağabey’in Aile yakınlarına, başta Enver Ören Ağabeyimize ve tüm kardeşlerimize taziyelerimizi arzediyoruz.




11 Ocak 2008

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Cemalettin Cem Ertürk ağbimizin Türk Mizah Tarihinde ayrı bir yeri vardır . Zühtü Mizah Dergisi onun çabaları sonucu yayın hayatına başladı . Bu Mizah Dergisine ayrıca Raşit Yakalı , Nejat Uygur , Ahmet Yozgat , Mesut Ekener , Salim Pat , Vehip Sinan , Muzaffer Baştakar karikatürleriyle güç vermişlerdir .