Bu yazımın başlığına bakarak bizi yöneten devlet büyüklerimiz alınmazlar inşallah.
Elbette Türkiye’yi kimin idare ettiği biliniyor.
Bizim kastımız başka…
Çağımız iletişim çağı olduğu için Türkiye’yi gerçekten idare eden yetkililer ve iktidar sahipleri değil, Türkiye’de kendinden başka söz sahibi, doğru fikir sahibi ve akıl sahibi insan yokmuş gibi ha bire konuşanları kastediyor ve “ Türkiye’yi kim idare ediyor?” diye sormak zorunda kalıyoruz.
Bu sorumuzu biraz daha açalım:
Türkiye’yi Çetin Altan’ın oğulları mı, Prof ünvanlı Süheyl Batum mu, Toktamış Ateş mi? Mustafa Karaalioğlu mu, Ahmet Hakan mı, Mehmet Ali Birant mı,Avukat Kezban Hatemi mi, Mehmet Barlas mı, Nazlı Ilıcak mı, Can Ataklı mı, Cengiz Çandar mı,Ruhat Mengi mi, Fehmi Koru mu, Murat Yetkin mi, Fikret Bila mı, Mehmet M.Yılmaz mı,Mümtaz Türköne mi, Nuray Mert mi, Mine Kırıkkanat mı, Rasim Ozan Kütahyalı mı, Yoksa Etyen Mahçupyan mı?
Allah aşkına söyler misiniz bu memlekette Hükümet Yetkililerinden daha çok memleket meseleleri konusunda uzun uzun konuşan ve aklına geldiği gibi konuşan bu çok değerli şahsiyetlerden başka ortalığı velveleye veren var mı?
Asıl mesleği ne olursa olsun buna bakmadan ülkenin her meselesiyle ilgili ahkam kesenlerin kendilerini aydın sınıfından saymaları da var ki, bu da işin en tuhaf yanıdır.
Doğrusu insan ne diyeceğini bilemiyor.
AYDIN!
Allah aşkına söyler misiniz; Aydın denilen kişi aynı anda birkaç televizyon kanalında değişik konularda ve hiç alakası, bilgisi, ilgisi, ihtisası ve de en önemlisi HADDİ olmadığı halde ahkam kesip duran insana mı denilir?
Herhangi bir siyasi konuda kendilerini aydın kabul edilen kişilerin bir defa da olsa doğruda buluşmaları gerekmez mi?
Hukuku ve hukuk mercilerini, Askeriyeyi ve askeri makamları, Mali konularda Maliye Bakanlığı ya da resmen ilgili olan kurumları, Emniyet ve asayiş konularında Devletin Bakanlığını, kolluk güçlerini, istihbarat teşkilatını, ekonomik konularda ilgili Devlet Yöneticileriyle kurumlarını,dış politika konularında Hariciye kadrolarını ve tabii ki başlarındaki Bakanı değil de yukarıda isimlerini yazdığım değerli AYDIN’larımızı dinleyecek ve ona göre yaşayacak, ona göre fikir sahibi olacak ve ona göre kendinize çeki-düzen vereceksiniz.
Bu Aydın dostlarımız gibi düşünmeye ve onların her konuda yaptığı açıklamalara İktidar ve Muhalefet Partilerinden daha çok değer ve önem vereceksiniz.
Yani bu Aydın beyler ve hanımefendiler ne derse o doğru kabul edilecek, buna göre amel edilecek..
İşin kötüsü İktidar da Muhalefet de hatta tüm Büyük Millet Meclisi Üyeleri de bunların ardından gidecek..
Hakimler bu sözde Aydınların yönlendirmesine bakıp karar verecekler. En Azından etkilenecekler.Eğer canlarının istediği şekilde karar verirlerse vay hallerine!
Devletin Başbakanı, Genelkurmay Başkanı, hatta Cumhurbaşkanı bile bu muhteremlerin istediği biçimde olacaklar.
Ama onlar hiçbir zaman dönüp kendilerine bir bakmayacaklar.
Hiçbir zaman burunlarından kıl aldırmayacaklar.
Hiçbir şekilde çıkarlarından fedakarlık etmeyecekler.
Bir kaçının ipliği pazara çıkınca öğrendik ki, bu adamlar çalıştıkları gazete ve televizyonlardan 20-25 bin dolar gibi aylık alıp keyiflerine bakıyorlar. Ama hep fakirlik, yoksulluk edebiyatı yapmaktan geri durmuyorlar..
Halkın sevdiği gazeteci diye lanse edilen bu adamların evinin yatak odasına kadar soktuğu köpeklerinin mamasına verdiği para ile yazılarını yayınlayan basın emekçilerinin birkaç tanesi evini geçindiriyor ama bu hazretler onları hiç mesele yapmıyor.
Sonra da karısının bile sevmediği bu adamlar Türk halkının sevdiği aydın adam olup çıkıveriyor.
Hadi oradan!
Bu memleketin milyonlarca insanı ile ters düşeceksiniz, dün konuştuğunuzu yazdığınızı unutup bugün başka şey söyleyip yazacaksın ve AYDIN geçineceksin öyle mi?
Sen git de ananı kandır..
Türkiye tabanı kaymış, hiçbir fikir haysiyeti ve kırıntısına sahip olmayan kişilere aydın diye itibar ettiği müddetçe bir arpa boyu yol alamayacaktır.
Medya maymunu diye tavsif ettiğim kimi şarlatanların ukalalıklarını dinleye dinleye artık midemiz bulanmaya başladı.
Tutturuyorlar düzmece komplo teorileriyle halkın kafasını çelecek koro halinde gevezeliği, ya da oturdukları yerden kimi devlet kurumlarını hedef alan düzmece haber ve yorumları kamuoyuna maletme ısrarını..Bunda başarılı da oluyorlar. Türkiye’nin gündemini bunlar oluşturuyor. Bunlar haber oluyor, bunlar haber yapıyor ve bunlar kendi ortaya attıkları iddia ve yorumlarıyla yıllardır bu ülkenin başını ağrıtıyorlar.
Bunlara aydın diyebilmek için kendilerinin böyle bir iddiayı yüzleri kızarmadan ve utanmaksızın ortaya atmamaları gerekir.
Ne var ki, açıkça “ Biz bu ülkenin aydınlarıyız” da demiyorlar mı, vallahi insan ne diyeceğini şaşırıyor.
Oysa bunlar sağcısıyla solcusuyla MEDYA MAFYASI’nı oluşturmuş bulunmaktadırlar.
Bizler ise izzet-i ikbal ile çoktan çekildik Bab-ı Ali’den..
Çünkü Bab-ı Ali tüm muhteviyatıyla endüstri Zon’una taşındı.. Güneşli’ye..
Ama biliyor musunuz ki Gazetelerin tirajı on yıl önce neyse bugün de o.
Televizyonlarımızı ise toplumun aklı başında insanları izlemiyor artık.
Bu kuruluşları ele geçiren medya mafyası elinden gelse her gün ekrandan inmeyecek.
Bunu da topluma faydalı oldukları inancıyla yapıyorlar.
Oysa sadece kendilerine faydalı oluyorlar.
Bendeniz bunları düşünüyorum.
Bilmem bu mevzuda sizin görüşünüz nedir?
Şimdi sorumu tekrar soruyorum:
Bu memleketi kim idare ediyor?
Hüseyin TANRIKULU
huseyintanrikulu@yahoo.com
1 Kasım 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder