21 Eylül 2009 Pazartesi

Bugün bayram

Bereketli bir ramazan ayının arkasından kutlanan ve Müslümanlar için hudutsuz rahmet ve bereket dolu bir ayın sonunda böyle bir zaman diliminin sona ermesi sebebiyle aslında tatlı ve lezzetli bir hüznün de yaşandığı bir bayramı daha idrak ediyoruz.
Kutlu ve mübarek olsun.

Öncelikle bizim milletimiz için huzur, güvenlik, refah, maddi ve manevi güzelliklere vesile olsun. Sonra da tabii ki tüm dünya insanlık alemine huzur, bereket, dirlik düzenlik vesilesi olsun.

Ülkemiz bu ramazan ayında da beklenmedik bazı olaylar yaşadı.

Trakya bölgesinde beklenmedik bir sel felaketi yaşandı ve onlarca insanımız hayatını kaybederken büyük maddi zararlar husule geldi.

Yağmur ve sel felaketi bile siyasi istismar konusu haline geldi ve tüm ülke bu siyasi tavrı ibretle ve hatta nefretle izledi.
Hükümet suçlandı. Neredeyse " Yağmuru neden yağdırdınız?" diye soracak kadar ileri gidildi.

Tabii ki milletimiz bu gelişmelerden kendisine göre bir ders çıkardı ve bir yargıda bulundu. Sırası geldiğinde bu çarpık anlayışın siyasi faturasını hakkedenlerin eline verecektir.

Şimdi bu ramazan ayında açılım-saçılım edebiyatının en yoğun yaşandığı günlerde tabutlara konulmuş Mehmetçikler yüreği yangın yerine dönen ailelerine teslim ediliyordu. Yani eşkıyanın bu açılım hikayesiyle hiçbir alakası olmadığı da ortaya çıkmış oluyordu.

Terörden beslenenlerin işine gelmeyen bir barış atmosferinden bahsedenlerin ümitlerini kıran gelişmeler bu bayram öncesi de yaşandı.

Ama ümitsizlik kötü şeydir.

Biz yıllardır sabrı ümit dürümü içine sarıp bayramlarda tatlı niyetine birbirimize ikram ederek bayram etmiş bir milletin fertleriyiz.

Acılarımızı yüreğimize gömüp hep ileriye bakmışızdır.
Sulh içinde yaşamak hep arzu ve şiarımız olmuştur.
Milli karakterimiz affedicilik olmuştur.

Bir Macar andropoloğu Türk milletini tarif ve tasvir ederken, " Türkler orta boylu, değirmi yüzlü, buğday benizli, geniş alınlı, insaflı, merhametli, affedicilik özelliği ağır basan insanlardır" diyor.
İsabetli bir tariftir.

Büyük Milletimizin affedici, insaf edici, merhamet edici özelliği hayatının en ağır basan hususiyeti olmuştur.
Milletimizin bu özelliği çok istismar edilmiştir.

Artık fazlaca merhametli olmamak gerektiği gibi bir kanaat tüm toplumumuza hakim olmaya başlamıştır. Bu düşünce atmosferinden çıkmamıza vesile olacak her gayrete destek verme zamanıdır. Türkiye topyekün bir barış ve huzur ortamını sağlayacak her faaliyete destek vermek zorundadır.

Bunun şekli ne olursa olsun, artık kaçınılmazdır.

İdrak ettiğimiz Mübarek Ramazan Bayramının bir fırsat oluşturmasını temenni etmek lazımdır.

Her şeye rağmen Türkiye'de bir barış iklimi ve atmosferi canlı tutulmalı ve bunu baltalamaya çalışan kasıtlı hareket ve faaliyetlere iltifat edilmemelidir.

Bu duygu ve düşünceyle tüm Milletimizin ve İslam aleminin bayramını tebrik ediyor, huzur refah ve saadet içinde nice bayramlara erişilmesi için dua ediyoruz.

Bayramınız kutlu ve mübarek olsun efendim.






20 Eylül 2009

Hiç yorum yok: