Ciğeri beş para etmez bir eşkıya kırıntısı düşünün.
Hayatının özeti doğduğu toprakların halkına hıyanet ve binlerce insanın hayatına malolmuş bir cinnet hareketinin liderliğinden ibaret.
Yaptıklarının cezası olan ömür boyu hapis, yani müebbet mahkumiyet cezasını çekmek üzere devletin kontrolünde bir adada bulunuyor.
Devletin kontrolünde dediğimize bakmayın. Öyle akılsızlık yapacak ve safça cümleler kuracak kadar salak değiliz. Yani sayısı belirsizleşen ve giderek artan Milli salaklardan değiliz.
Konumuz bebek katili pis eşkıya olduğuna göre geliniz bu milli salaklığın ne olduğunu biraz açmaya çalışalım.
Milli salaklık herhangi bir kişiye, herhangi bir kuruma ya da herhangi bir topluma yakıştırılamayacak kadar aşağılayıcı bir ifade sayılabilir.
Ama gelin görün ki, her gün yüzlerce milli salaklık örnekleri karşısında insanın bu olmayası sıfatı birilerinin üzerinde görmesi kadar sinir bozucu bir durum da apaçık ortada durmaktadır.
Eşkıya başının tıkıldığı yer sineklerin bile çıkabileceği bir delik bulamadan kıvrandığı bir kodes olması gerekirken, adeta tüm medeni imkanlarla donatılmıştır.
Oradaki mücrimin her isteği emir kabul edilen, her söylediği gayet marifetli yayıcılar ve yayıncılar tarafından tüm kamuoyuna mal edilen, düzeni bozan, terör belasını azdıran ve ülkeyi felakete götüren bir başka bela merkezi oluşturmuştur.
İşte Milli salalık budur ve bunu sağlayanlar kim olursa olsun Milli salaklardır.
Bebek katilinin her gün bir manifesto yayımlaması ve devlete meydan okuması, onun cibilliyeti ve mevcudiyeti gereğidir.
Ama onun manifestolarını tüm Türkiye'ye ve tüm dünyaya duyuranlar o Milli salaklardır ki, onların suçu kodesteki eşkıya başından daha ağır ve işledikleri cürüm ise bizce çok daha kötüdür.
Herifçioğlu artık İtalya'daki komünistlerin yayın organı "Il Manifesto" isimli gazeteye yazar bile olmuş.
Onun yazısını kodesten alıp İtalya'da yayınlattıranlar Milli Salak değildir..
Onun yazdığını kodesten çıkarttıran ve Türk devletini tehdit ettirenler Milli salaklardır.
İşte o Milli salakların başta gelenleri ise şu bizim adına "Medya" dediğimiz ucube kurumlar da o bebek katilinin yazdıklarını iktibas edip milyonlarca vatandaşımızın sinirlerini bozanlardır.
"Il Manifesto" isimli İtalyan ceridesi belki üç-beş bin adet satılmıyordur ama bizim Milli salakların medya organları maalesef milyonlarca insan tarafından okunuyor.
Tabi kodesteki eşkıya başı İtalya ceridesine değil, aslında tüm Türk Medyasına yazar olmuş oluyor.
Tıpkı tüm söylediklerinin aynen bütün basın yayın organlarında kamuoyuna duyurulduğu gibi.
Eşkıya başı terör makinesi olarak kullandığı bir kısım talihsiz Doğu ve Güneydoğu halkına da bir türlü anlaşılamayan bu Milli Salaklık sebebiyle hükmediyor.
Tüm mesajlarını bu Milli Salaklar sürüsünü kullanarak iletiyor.
Artık bu komedya ya da tragedya ve bu Milli Salaklıklar devam ettiği sürece biz de geleceğe dair ümitlerimizi kaybetmeye, hatta devletimize karşı güvenimizde aşınmalar olduğunu görmeye başlıyoruz ki kendimiz de bu salakların arasında kalırız diye korkuyoruz.
Hüseyin TANRIKULU
10.Ocak.2010-.Pazar-İstanbul
10 Ocak 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder