13 Şubat 2009 Cuma

BİR SEÇİM YAZISI

Önümüzdeki mahalli seçimlere dair ne yazabilirim diye düşündüm ve ilk aklıma gelenleri şöylece sıraladım:

1-Bu seçimlerde iktidar partisi yaptığı hataların bedelini çok ağır ödeyecektir. Bu iddiamı lütfen not ediniz. Seçimden sonra kullandığım bu cümleyi sizlere hatırlatacağım.

AKP seçim hazırlıkları sırasında bakınız neler yaptı ve hangi hatalara düştü:
Sayın Başbakan " Arkadaşlarımız aday tespiti yaparken kılı kırk yarıp partimizin adaylarını seçecekler ve ilan edeceklerdir" demişti. Gördük ki, AKP seçimlerde aday olmak isteyenler arasından hiç olmaması gerekenleri seçerek bir seçim çevresinde gerçekten gücü olan ve arkasında önemli oy potansiyeli bulunan aday adaylarını değil, yerel teşkilatları kafaya alan ya da yukarıda bağlantı kuran veyahutta parti teşkilatlarına parmağını oynatmasını bilen kişilere teslim olmuştur.
Diyelim ki bir ilçede 5 aday adayı varsa ve bunların içinden en tahsillisi, en tecrübelisi, en sevileni ve vizyonu kişiliği ve ilan ettiği hizmet vaadi ve projeleri ile göz dolduran ve tüm kesimlerden oy alabilecek birisi varsa onu tercih etmediler. Hatta böyle aday adayı sayısı birden fazla olduğu halde, tuttular en tahsilsiz, en tecrübesiz, en vizyonsuz, üzerinde kimsenin ittifak edemeyeceği, hatta bu ilçede değil, Türkiye'de bile oturmayan birini aday olarak ilan etmeyi tercih ettiler.
Böyle bir ilçede diğer aday adayları elbette kırıldı. Haysiyet meselesi yaptı. Üstelik bu aday adaylarından Parti Merkez karar organlarının alınmasını öngördüğü başvuru parası dışında kesinlikle başka para alınmayacağını ilan etmiş olmasına rağmen, İl teşkilatları da aynı parayı hibe yardımı olarak almadan başvuru formunu bile vermediler. Yani tam bir uyanıklık, tam bir seçim soygunu, tam bir fırsatçılık.. (İnanmayanlar Konya İl Başkanlığı'nın Aday Adaylarından zorla aldığı aynı miktarda paraların kayıtlarını sorabilirler. Ya da AKP'nin kendi sitesinde ismini deşifre ettiği seçilmeyen Aday Adayı listelerindeki isimlere sorabilirler. İlçeler için 750 TL İl Başkanlığı zoraki bağış alıp bir de bu paranın geri istenmeyeceğine dair belge imzalattılar.Aynı miktar para da İlçe teşkilatı tarafından alındı. Bütün Aday Adaylarından bu paralar alındı. Tabii ki Vilayetlerde ve Büyük şehirlerde bu seçim işi tam bir vurgun ve harman fırsatı olarak değerlendirildi ve İl ve İlçe Başkanlıkları köşe oldu.

AKP'den Büyük Şehirlerde Aday yapılmayan 64 kişiden 7500'er Lira,
343 İl Belediye Başkan Aday Adayından 1.500 veya 3000 Lira (Nüfusuna göre)
3027 İlçe Belediye Başkan Aday Adayından 750 veya 1500 Lira
3195 Belde Belediye Başkan Aday Adaylarından ise, 400 veya 750 Lira başvuru aidatı alınmıştır.
Yani bu miktar paralar partinin kendisine sadece bir sayfalık başvuru belgesi karşılığı Aday adaylarından aldığı paralardır ki, Milyarlarca Liralık haksız edinmedir.Ancak uyanıkça parayı tekrar istemesinler diye bir de senet imzalatılmıştır.

2- Şimdi kendisine haksızlık yapıldığını kabul eden Belediye Başkanı olabilme yeteneğinde 6629 insanımız bir parti tarafından kendisinin sömürülmüş olduğunu düşünüyor ve AKP'ye tamamen gücenmiş bulunuyor.

3- Adaylar belli olmadan önce layık olan birinin aday gösterilmesi halinde hepsi partiye hizmet sözü veren Aday Adayları "Kılın kırk yarılmadığını ve olmayacak birinin aday seçilmesini içine sindirememiş ve partinin kapısından geçmez olmuştur.)

4-Gücendirilen Aday Adaylarından hemen hemen hepsine diğer partiler sahip çıkmışlardır. Bunu gören AKP Yönetimi bu değerli memleket evlatlarının başka partilerden seçilme şansının yüksek olacağını düşünerek bunu yasal mercileri kullanarak engellemeye teşebbüs edeceğini el altından duyurmuşlardır.

Bu son derece ayıp ve son derece kötü bir durumda olunduğunun delili sayılmıştır.

Eğer bir parti bu memleketin evlatlarının kendi memleketlerine hizmet için herhangi bir partiden aday yapılmadı diye başka bir partiden aday olur ise bundan daha tabii ne olabilir?
Halk istiyorsa bunun önüne AKP nasıl geçebilir?
Böyle adalet ve böyle demokrasi olur mu?
Böyle memleket yönetilir mi?
Halk bu zulmü affeder mi?
Diyelim ki,AK Parti'nin aday göstermediği bir zatı başka bir parti aday gösterdi ve AKP bunu engelledi; O beldenin halkı AKP'ye oy verir mi?
İnadına muhalif bir partiye kayarak iyi bir ders verir. Bunu çok sayıda örneğini gösterebiliriz.

ÖZETLE:
Bu seçimlerde AKP Rüzgarı esmiyor artık. Artık herkes kendisine reva görülen haksızlıklarla memleketin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi sıkıntının bedelini bu seçimde ödetecektir.
Mahalli seçimlerle genel seçimlerin neticeleri ve neticelerinin değerlendirilmesi ayrı ayrı şeylerdir.

AKP son seçimlerde aldığı yüzde 47 oyun bu seçimlerde 5 puan altına düşerse (ki bana göre en az 15 puan gerileyecektir.) hükümetin bütün dikişleri tek tek sökülecek ve artık AKP iktidarı dikiş tutmayacak hale gelecektir.

BARİZ BİR ÖRNEK:

Benim kendisine kırgın olduğum ve bu seçimlerde de AKP'den Aday Adayı
Olduğu halde aday gösterilmeyen Afyonkarahisar Belediye Başkanı şimdi neden bir başka partiden aday olamayacakmış?

O'nun emeğini,vizyonunu ve hizmetlerini aklınızca yetersiz bulmuş olabilirsiniz.
Ama MHP kökenli olduğu halde AKP'den davet edilerek aday yapılıp seçim kazanan bu Başkan'ın emeğini bir kenara atıp aday yapmamak sonra da başka bir partiden aday olmasını engellemeye kalkışmak hakkaniyet ölçüleriyle ve dürüstlükle izah edilebilir mi?
Demokraside böyle bir kıtal için cevaz var mı?
Ayıp değil mi? Bu bir vefasızlık değil mi?
Bunları yaparak Afyonkarahisar'da seçimi alabilmek mümkün mü?
Hele de Afyonkarahisar'da olduğu gibi bir çok başka vilayette Muhalefet Partilerinin güçlü adayları varken…

AKP Yönetimi bu memleketin halkı için ne düşünüyor bilemem ama, halkın seçkinlerinden en az 6629 kişiyi ve aile çevresini, taraftarlarını kaybetmiştir.
İl Genel Meclisi seçimleri için de aynı değerlendirmeleri yapmak mümkündür.

AKP bu seçim hazırlıkları sırasında bir " Dava Partisi" olmadığını göstermiştir ve kaybetmiştir.
AKP bu mahalli seçimler için uyguladığı yöntem sebebiyle bir "Konjonktür Partisi" olarak varlık göstermiştir.
Bunları yazmak istemezdim.
Ama dost acı söylermiş..
.
.

Hiç yorum yok: